Lara artık 5 aylık... Yavaş yavaş hemen herşeyimiz düzene
girmeye başladı –desem de inanmayın- şimdi de kaşınan
dişlerimiz bizi perişan ediyor. Parmaklarım diş kaşıyıcısı
niyetine kullanılıyor. Her ne kadar vermek istemesem de
ısırılmayan parmaklarım yüzünden kıyametler kopuyor. O
yüzden ellerimi mikrop almasın diye hiçbir yere değdiremez
oldum. Artık dışarıda bir yere gidildiğinde hanımefendi
masada oturmak ve laf dinlemek istiyor. Eskiden ne güzel
pusetinde uyur bizde rahat rahat sohbet edip yemeğimizi
yerdik. Şimdi öyle mi? Bir babasının kucağında, bir benim.
Masada oturduğumuz süre boyunca o da oturmak istiyor.
Yatağına yatırıldığında ise başka numaralar var. Nasıl bir
bağırma çağırma... Almaya geliyormuş gibi ayak sesleri
yaptığımızda ise hemen susuyor. Bekliyor ve dinliyor. Gelen
giden yoksa kıyamet kopuyor. Lara 2-3 aylıkken sokakta
görenler ‘en rahat zamanlarınız’ derler di de inanmazdık.
Meğer olay şimdi başlıyormuş.
Bundan 1 yıl önce Bebek TV için Belma Canciğer ile bir
röportaj yapmıştım. Arda o zamanlar henüz yeni doğmuştu ve
Belma ile çocuklar üzerine biraz sohbet etmiştik. Küçükken
çok kolay da ayaklanınca çok zorlaşıyor diyordu Belma ve
ekliyordu: ‘Çocuk da yaparım, kariyer de’ sözündeki
‘kariyerin’ biraz beklemesi gerekiyor! O zamanlar tabii bana
tüm bunlar oldukça uzak geliyordu. Hatta ben Belma’nın tam
tersi düşünüyor; bir çocuğun insanın yaşantısını alt üst
etmesini ters buluyordum.
Şimdi gülümsediğinizi görüyorum. Çalışan bir anne olarak
şimdi ben mi ne yapıyorum? Hemen her gün kızımla ofise
gidiyor ve çalışıyorum. Yani birlikte! Kendi işim olduğundan
ve ara veremeyeceğimden, üstelik Lara'yı da kimselere
bırakamayacağımdan dolayı, 'Çocuk da yaparım, Kariyer de'
olayını gerçekten birlikte yaşıyorum. Eh, Lara da hayatından
çok mutlu. Mağazanın pembe-mavi dünyası, envai çeşit
oyuncakları onu çok etkiliyor. Bak kızım; yarın-öbürgün bu
şirketin başına sen geçeceksin! Benden çok daha büyük işler
yapacaksın. Anlayacağınız şimdiden sahne tozunu
yutturuyorum!
Peki ya kolay mı? Elbetteki hayır! Ve Belma'ya hak
veriyorum.
33 yaşındayım ve şu ana kadar yaşadıklarımı düşünüyorum. Her
zevki, her mutluluğu, her heyecanı, her huzuru, her
gözyaşını... ve ‘Anneliği’... Sonunda kendi kendime anneliği
tarif edebilmeyi başarıyorum. Annelik, yaşamdaki her zevkin,
her sevincin, her huzurun, her heyecanın zirvesi.. top
noktası.. Yaşamı yüksek bir dağa benzetiyorum. Annelik bu
dağın en tepesi.. Yaşanılmışların en güzeli...
Annelerimin bana söyledikleri gibi, Lara’nın her anını doya
doya yaşamak istiyorum. Her dakika onu kucağıma almak öpüp
koklamak istiyorum. Kucakçı olur diyorlar. Olsun! Zaten ne
kadar kucağıma alıcam ki onu? Büyüyüverecek hemen. Bütün
kıyafetlerini habire giydirip giydirip çıkarıyorum. El ele
yanak yanağa uyuyoruz. Derlerdi ki ‘Şebnem Hn. İnanın
uyurken bile özleyeceksiniz onu’ Yok artık derdim.. Evet,
uyurken bile çok özlüyorum onu. Hayatımı ele geçirmesine
izin veriyorum.
Tıpkı, üçüzlerimiz ‘Sıla, Efe ve Melis’in
annelerinin bana gönderdiği e-mailde olduğu gibi...
Şebnem
Hn. Merhaba,
Hayatımıza ne güzel giriveriyorlar ve vazgeçilmezimiz
oluyorlar. Önce hep onlar. Yemek zamanımı ilk önce onların
yemesi gerekiyor. Dışarı mı çıkılacak önce Onların
hazırlanması gerekiyor. Önce hep onlar. Hayatımızı ne güzel
ele geçiriyorlar.
Uykusuz geçen gecenin ardından sabah bir gülücükleri bütün
yorgunluğumuzu, uykusuzluğumuzu alıp götürüyor. Ben çoğul
konuşuyorum üçüz olmalarından. Her yorgunluk 3 katı. Ama
işten gelip de kapıdan onlara hani benim kediciklerim
dememle emekleyerek çığlık çığlığa üstüme gelmeleri işteki
yorgunluğumu, sıkıntılarımı alıp götürüyor. En zor olanı da
artık büyümelerinden dolayı üçünü bir alamıyorum kucağıma
hep biri dışarıda kalıyor. Sonra diğerini alıyorum. Dünyanın
en güzel duygusu annnelik hem de en güzeli.
Şimdi
siz herkese hep Lara’yı anlatmak istiyorsunuzdur. Hep onunla
ilgili konuşmak, onun yaptığını anlatmak. Ben hep onları
anlatıyorum. Hergün yeni bişeyler öğreniyorlar. Ne güzel
şeyler bebekler.
Sitenize girip Lara yla ilgili yazılarınızı okumak çok
eğlenceli. Siz hep yazın, ben hep okurum.
İnşallah bebeklerimin doğumgünlerinde de bana şeker seçimim
de olduğu gibi yardımcı olursunuz.
Sevgilerle Lara’yla beraber mutlu ve sağlıkla kalın.
Üçüzlerin Annesi
NOT: Sizlere bu kadar geç yazmamım
sebebi babamın geçirdiği rahatsızlıktan ötürüdür. Bu
rahatsızlığımzda yanımızda olan tüm dostlarıma sonsuz
teşekkürlerimi sunarım.