Bizim cingöze gelince.. Bizi bir değil tam 10
parmağında oynatıyor..:) Kimse bu küçük insanın sizin gibi
iş ve kariyer sahibi, her zorluğun üstesinden kolayca
gelebilen bir yetişkini oynatabileceğine inanmıyor değil mi?
Ama öyle değil işte! Her gün yüzlerce çalışanı yönlendiren
dışarıdan bakıldığında gayet ciddi bir görünüm veren
babamız, Lara'yı eğlendirmek uğruna ne olduğu belirlenemeyen
hareketler yapıyor ve türlü sesler çıkarıyor. Bendeniz ise
24 saat bu küçük cingözün emrine amadeyim.
Eee.. Annem hep söylerdi; en zor büyüyen insan yavrusu
diye.. Hem zor büyüyor hem de çok itina gerektiriyor. En
basiti, sadece meme emdiği için sizinle yapışık kardeş
şeklinde dolaşıyor. Ben nereye Lara oraya! Ofiste özel odası
yapıldı bile. Evdeki odasının bir benzeri oraya kuruldu.
Önceleri sağma yöntemini deneyerek biberonla süt vermeye
çalıştık. (Tabii günde yalnızca bir kez) Ama hanımefendi
biberonun tamamını içtikten sonra üzerine annesinin memesini
isteyip kıyametleri koparınca bu hayalimiz suya düştü. Tabii
bu arada piyasadaki tüm emzik çeşitleri alıp denense de Lara
hiçbirini emmedi. Şu anda emzik yerine o minicik eliyle
yaptığı yumruğunu emip duruyor. Yatış kalkış saatlerimiz ise
henüz oturmadı tabii. 2 saatte bir emilen memeden dolayı
biyonik kadın olma yolunda ilerlemekte olan ben, bir gün
gelip de gece evin neresinde uyuya kalacağımı çok merak
ediyorum. Herşey çok kolay da şu uykusuzluk insanı
mahfediyor. Mağazaya gelen anne adaylarına 'Hadi bakalım
uykusuz geceleriniz başlıyor' diye takılır mısın! Oh olsun
sana! Uykusuz geceler değil, 'Perişan Geceler' bunlar.
Ama neyseki gündüz disiplinini biraz da olsa sağlamış
durumdayım. Sabah kalkar kalkmaz altımız değişiyor, yüzümüz
yıkanıyor. Genel temizliğimiz yapıldıktan sonra doğruu
memeye.. Karnımız doyuyuyor ve Devit vitaminimiz alınıyor.
Annesi Lara'yı çırılçıplak soyarak sabah güneşine çıkarıyor.
15 dakika pusetimizin içinde arkalı önlü güneşleniyoruz.
Tabi bu arada gözlerimiz açık renk olduğu için ışığa
bakmaktan nefret ediyoruz. Eee... artık uyuma zamanı. Ama
nerdeeeee.... Gündüzleri Lara tavşan uykusu uyuyor. 45
dakika annesinin kucağındaki emzirme yastığında kestirdikten
sonra uyanıyor. Madem uyandık biz de dönencemize gideriz.
Sıkılana kadar dönencede eğleniyoruz. Hem de ne eğlence..
galiba bu çocuk uyumayacak.. Ama demokraside çareler
tükenmez! Doğru banyoya.. Bir güzel yıkandıktan sonra mışıl
mışıl uykuya dalıyoruz. (Tabii annesinin doğduğu andan
itibaren ona söylediği 'Minik Kelebek' şarkısıyla..) Neyseki
bu şarkı eşliğinde 3 saat uyumayı başarıyoruz. O da eğer
yüzükoyun yatarsak!
Meğer dünyanın en zor, zor olduğu kadar da en tarif
edilemez sevgisi ve özverisiymiş Anne olmak.
Benim canım yavrum. 24 saat değil 224 saat de uykusuz
kalsam, senin varlığın bana tüm yorgunluklarımı unutturur
inan.
İyi ki varsın Lara'm..