Şebnem Binatlı Türer

sebnem@babyshowerweb.com

 

 

Geriye Sayım Başladı

 

 

Hamileliği iyi geçiriyorum derken kendi kendime nazar mı değdirdim ne?

Uyuklamalar, tansiyon düşüklükleri, halsizlikler, unutkanlıklar. Nooluyoruz canım? Bana kimse bunları yaşayacağımı söylememişti. Bana sadece miden bulanır falan denmiştiL Kandırıldım galiba!!

Şaka bir yana, inanın yaşadığım onca zahmete rağmen hiçbiri umurumda bile değil. Yeter ki benim küçük kedim sağlıklı büyüsün, sağlıklı gelişsin. Eee artık şurada topu topu kaldı 2 ay. Geri sayım başladı. 30. haftamızı da doldurduk. Ne kadar çabuk geçiyor günler değil mi? Daha geçen güne kadar sizlere ne zaman tekmelerini hissedeceğim diye yazı yazıyordum; 2,5 aylık oldu ne zaman geçecek bu zaman diye sorular soruyordum. Bir anda geçiverecek diyorlardı, bana ise hiç bitmeyecek gibi geliyordu. Şimdi bakıyorum da, 8 haftamız kaldı geriye. Odası sipariş verildi, kıyafetleri alınmaya başlandı. Resmen evinimize “BİRİ” geliyor. İnanamıyorum! Evin tüm odaları bu küçük kedi için değiştirildi. Banyomuz alt üst oldu. Niye? Küçük kedi özel küvetinde yıkanacak da ondan! Salondaki antika vazonun yanında pembe bir fil, eşimin gözü gibi baktığı CD arşivinin yanında küçük pembe patikler duruyor artık. Yani bu küçük kedi daha doğmadan evde kendini bizzat hissettirmeye başladı bile.

Bebeği olanlar bana bıyık altından gülüyorsunuz değil mi. Biliyorum tüm yaşantımız değişecek. Artık her hareketimiz ona endeksli olacak. Şöyle bir düşündüğümde korkmuyor da değilim aslında. Bilmiyorum; herşeyin üstesinden gelebilecek miyim? İşindeki tüm zorlukları ve koşuşturmaları parmağının ucunda yöneten ben, acaba o küçücük kedinin parmağında oynayan biri mi olup çıkıvereceğim? İnsanların otoriter olarak gördükleri ben, o küçücük kedi karşısında yelkenleri suya mı indireceğim? “Evet” diyorsunuz değil mi? Duyuyorum söylediklerinizi...

Sabaha kadar bu küçük kedinin tekmelerinden uyuyamaz hale gelmiş durumdayım. İnanın şaka yapmıyorum. Belki çoğunuz aynı şeyleri yaşıyorsunuzdur. Sağa döndüğümde sağımı, sola dönük yattığımda solumu tekmeliyor da ondan. Sırt üstü yatamam çünkü bebeğe kan ve oksijen gitmiyor. İyi de ben ne tarafa dönük yatacağım? Geçen günkü kontrolümüzde doktorumun (Alper Mumcu), “Eğer bu kedi bu kuduruklukla çıkarsa, size hayırlı günler diliyorum” sözü zaten olayı net bir şekilde açıkmış oldu. Karı-koca birbirimize bakıştık. "Yandık" diye birbirimizle fısıldaştık. Çünkü biz gündüz uyuyoruz, gece azıyoruz! Hayır gece ne varsa anlamıyorum. Gündüzleri sadece acıktığım zamanlarda inanılmaz tekmeler yiyiyorum ama gece, on kat da yemek yesem sanki bütün gün dinlenmiş hanımefendi de, gece discoya gelmiş gibiJ

Sizi bilmiyorum ama sıcaklar da beni oldukça etkilemeye başladı. İnsanlar henüz montlarını çıkarmamışken, ben Nişantaşı sokaklarında ayağımda terlik, üzerimde kısa kollu elbise ile dolanıp duruyorum. Arada yolda yürüyen diğer hamilelerle göz göze gelip birbirimize bakıyoruz ve gülümsüyoruz. Çevremizdeki insanlar ayaklarında botlar, çoraplar; biz şıpıdık terliklerle:) Ne yapabilirim, arada fenalık bastığı için üzerime kalın hiçbir şey giymiyorum. Çünkü birden basan sıcaklık fenalaşmama sebep oluyor. Nitekim geçen sabah inanılmaz bir baş dönmesiyle kalktım yataktan. Genelde bu baş dönmelerini hipoglisemim olduğu için yaşardım ve 1-2 saat sonra da geçerdi. Ama bu sefer ki uzun sürdü. Öğlene kadar anca dayanabildim ki soluğu Alper Bey’in yanında aldım. Tansiyonumu hiç sormayın yerlerde dolaşıyordu: 8’e 4! 1 litre tuzlu su aldıktan sonra anca 9’a 5’e yükseldi. Hamilelikte olur böyle şeyler! Herkesin söylediği bu. Tabii bu olay üzerine tek başıma sokağa çıkmam ve evde tek başıma kalmam da yasaklandı.

Artık yavaş yavaş dinlenmelerime başladım. Daha çok uyuyor, daha az yoruluyorum. Ayaklarımı sürekli havaya kaldırıyor, mümkün olduğunca ayakta kalmaktan kaçınıyorum. Eh, artık biraz daha sabır. Onu kucağıma alacağım günü nasıl iple çekiyorum anlatamam. Nasıl birşey olacak, kime benzeyecek, ilk doğduğunda neler yapacak.. Allah'ım, onu sağlık sıhhatle kucağıma alıp koklamamı nasip et bana ve bizi birbirimizden hiç ayırma.

 

Şebnem Binatlı Türer

22 Nisan 2005

Yazarımızın önceki yazılarına ulaşmak için Tıklayın

Yazarımıza yorumlarınızı ya da mesajınızı göndermek için Tıklayın

 

 

 

 

< Geri Dön

 

 

 

ONLINE

ALIŞVERİŞ

DÜNYASI

 

 

 

 

   
..