Şebnem Binatlı

sebnem@babyshowerweb.com

 

 

Annelerimden Destek Yağıyor..

 

Biliyordum!

Annelerimin bana destek vereceklerini ve hissettiklerimi paylaşan anneler olduğunu biliyordum.

 

Bakın, Yeşim Öztürk, -benim küçük Prensesim Edoşumun birtanecik Annesi-, bakın bana nasıl bir e-mail göndermiş. İnanın sizlerden böyle e-mailler aldıkça kendimi anne olmaya çok daha hazır hissediyorum.

Merhaba Şebnem Hn.

Nasılsınız?

Sitedeki yazınızı okuyunca çok sevindim. Demek anneler kervanına siz de katılmaya karar verdiniz. Yazınızı okurken yaşadığım 9 ay gözümün önünden adeta film şeridi gibi geçti gitti.

Hamile kalmaya bir anda karar verdiğim için çok hazırlıksızdım (hoş hazırlıklı olsan ne olacak ki) Benim hamileliğim zor geçti diyebilirim .Bebek beklediğimi öğrendiğim an o kadar sevindim ki duygularımı anlatamam.

Ama 6.hafta sonunda başlayan o mide bulantım yok mu o beni mahvetti. Her an bulantı çekiyordum hiç bir şey yiyemiyordum. 55 kilodan 52 kiloya düştüm. Doktora gittiğimde Eda 6 hafta 2 günlüktü. Ama beni görseniz doktora midemden başka bir şey anlatmıyorum.

Ultrasonda gözlerimi sımsıkı kapadım, ödüm koptu bebeğime bir şey olur mu diye ( çok kıymetli oluyor insanın kendi bebeği :) doktor da aç gözlerini de ekranda bebeğine bak dediğinde onun kalp atışlarını gördüğümde o denli duygulandım ki sanki kendimi ölecek gibi hissettim. Ben orda kendi derdimle boğuşurken (midemle) o küçücük canlı içimde yaşamaya çalışıyordu.

Ondan sonra artık o mide bulantıları bana eskisi kadar zor gelmedi. Doktor eşime hamileler biraz duygusal olur ağlayabilirler demişti. İnanır mısınız ben 3 ay ağladım. Hiç sebepsiz yere birden gözyaşlarım boşalıveriyordu. 4,5 ayın sonunda midem bulantım geçti. Pek sevindim. Hiç iştahlı bir hamile değildim az ve öz derler ya aynen öyle yiyordum. İnternette hamilelik ve doğum ile ilgili okumadığım bilgi kalmadı diyebilirim. O ara işler de pek yoğun değildi. Bu konuda uzman oldum sayılır neredeyse.

Her ay doktora gittiğimde bir sürü soru soruyordum. Doktorumda o kadar tatlı ve rahat birisiydi  ki. Canım acayip derecede turşu istiyordu. Kayınvalidemin yaptığı acı turşuları yedim bol bol. Mide bulantım yüzünden 4 ay elimde limonla gezdim. Tabii ki de bunun sonucunda çok fazla yemek yemediğimden de olsa gerek aç mideye asit gönderdiğimden reflu denilen bir hastalık oldum , mide kapakçığının gevşemesi sonucu yemek borumu asit kaçmış ve yemek borum iltihaplanmış. Su bile içemiyordum canım çok acıyordu.

2 hafta boyunca çorba ile yaşadım bu arada Eda'yı besleyemiyorum diye nasıl üzülüyorum anlatamam. Düşe kalka geldik 6. ayıma. Burdan sonrası çok rahat geçtim ne midem bulandı ne başka bir şey. Ama 6,5 ayımda idrar da şeker biraz yüksek çıktı diye o çok rahat olan doktorum bir panik oldu hemen açlık tokluk şekeri yapıldı Allahtan bir şey çıkmadı.

Son 3 ayım pek rahattı . Onun karnımda oynadığını hissederken acayip mutlu oluyordum. 24.haftamdan sonra Eda ile fırsat bulduğum her anda konuştum. Ona bol bol müzik dinlettim. Klasik müzik çok fazla sevmesem bile onunla beraber dinlerken klasik müzik bile sever oldum .Çok stresli bir  6 ay geçirdiğim için ( 4 ay kaşlarım devamlı çatık dolaşmışım ) annem bu çocuk devamlı ağlayacak hiç susmayacak diyordu. Hiçte öyle olmadı Eda o kadar sakin ve huzurlu bir bebekti ki...8.ayımda erken doğum tehlikesi var diye evden 3 hafta çıkmadım ve 9 ay boyunca yataktan çıkamayan hamileleri çok fazla tebrik etmek gerekir diye düşünüyorum. Bir yandan bebeğin erken gelme tehlikesi bir yandan can sıkıntısı , 3 hafta boyunca dua ettim ne olur Allahım Eda erken doğmasın diye. Karnım o kadar küçüktü ki zaten 2 kilo 820 gr doğdu erken doğmadığı halde.  Son haftaya kadar nasıl oldu ise normal doğum istiyordum ve Eda'nın başı aşağıda idi.

Son hafta bir anda ne oldu ise karar değiştirdim ve sezeryana döndüm. Doktorum beni vazgeçirmek istese de başaramadı .Bir doktor arkadaşımın normal doğumda bebek için risk sezeryana göre çok az daha fazla demesi ile ben anında döndüm zaten normalden korkuyordum başıma gelecekleri bilmediğim için.

Kolay geçmedi o 9 ay ama onun yüzünü doğduğunda gördüğüm an o buruşuk ağlayan suratını sanki yukarıdakileri yaşayan ben değilmişim gibi herşey siliniverdi ve dünyamın tam odak noktasına Eda geldi oturdu.

Sizin endişelerinizi korkularınızı okuduktan sonra bunları yazmak istedim. Lafı da çok uzattım galiba ama aslında o kadar kısalttım ki ..Klasik laflara eskiden pek kulak asmazdım ama eskiler biliyor bu işi.

Annem hep derdi anne olmadan beni anlayamazsın diye. Doğru demiş şimdi daha iyi anlıyorum. Eda'nın bir gülücüğüne herşeyi unutuveriyorum .bütün o yaşananları ,stresleri ,ağlamaları ,gece uyanmaları ,....umarım en kısa zamanda sizin de hayırlı haberlerinizi duyarız.

Bütün o endişeleriniz , korkularınız ya da ne hissediyorsanız onlar o kadar gereksiz ki. Her güzel şeyin zorluğu var. Zaten güzel olması da ordan geliyor bence.

Kızımız artık 15,5 aylık oldu. Artık yürüyor:))

Sevgiler.

Yeşim Hn., lafı hiç de uzatmamış, az bile anlatmış bence.. Yazı beni o kadar etkiledi ki.. ben de sizlerle paylaşmak istedim. Yeşim Hn.'ın dediği gibi, dokuz ay boyunca yataktan kalkmayan anneleri düşünüyorum da.. Haklarını kimse ödeyemez..

Hepinizi çok seviyorum

Not: Bana gönderdiğiniz e-maillerin hepsine köşemde yer vereceğim.

Şebnem Binatlı Türer

 

Yazarımıza yorumlarınızı ya da mesajınızı göndermek için Tıklayın

 

 

 

< Geri Dön

 

 

ONLINE

ALIŞVERİŞ

DÜNYASI

 

 

 

 

..