Merhaba
Şebnem Hn.
Nasılsınız?
Sitedeki
yazınızı okuyunca çok sevindim. Demek anneler kervanına siz
de katılmaya karar verdiniz. Yazınızı okurken yaşadığım 9 ay
gözümün önünden adeta film şeridi gibi geçti gitti.
Hamile
kalmaya bir anda karar verdiğim için çok hazırlıksızdım (hoş
hazırlıklı olsan ne olacak ki) Benim hamileliğim zor geçti
diyebilirim .Bebek beklediğimi öğrendiğim an o kadar
sevindim ki duygularımı anlatamam.
Ama
6.hafta sonunda başlayan o mide bulantım yok mu o beni
mahvetti. Her an bulantı çekiyordum hiç bir şey
yiyemiyordum. 55 kilodan 52 kiloya düştüm. Doktora
gittiğimde Eda 6 hafta 2 günlüktü. Ama beni görseniz doktora
midemden başka bir şey anlatmıyorum.
Ultrasonda
gözlerimi sımsıkı kapadım, ödüm koptu bebeğime bir şey olur
mu diye ( çok kıymetli oluyor insanın kendi bebeği :) doktor
da aç gözlerini de ekranda bebeğine bak dediğinde onun kalp
atışlarını gördüğümde o denli duygulandım ki sanki kendimi
ölecek gibi hissettim. Ben orda kendi derdimle boğuşurken
(midemle) o küçücük canlı içimde yaşamaya çalışıyordu.
Ondan sonra
artık o mide bulantıları bana eskisi kadar zor gelmedi.
Doktor eşime hamileler biraz duygusal olur ağlayabilirler
demişti. İnanır mısınız ben 3 ay ağladım. Hiç
sebepsiz yere birden gözyaşlarım boşalıveriyordu. 4,5 ayın
sonunda midem bulantım geçti. Pek sevindim. Hiç iştahlı bir
hamile değildim az ve öz derler ya aynen öyle yiyordum.
İnternette hamilelik ve doğum ile ilgili okumadığım bilgi
kalmadı diyebilirim. O ara işler de pek yoğun değildi. Bu
konuda uzman oldum sayılır neredeyse.
Her ay
doktora gittiğimde bir sürü soru soruyordum. Doktorumda o
kadar tatlı ve rahat birisiydi ki. Canım acayip derecede
turşu istiyordu. Kayınvalidemin yaptığı acı turşuları yedim
bol bol. Mide bulantım yüzünden 4 ay elimde limonla
gezdim. Tabii ki de bunun sonucunda çok fazla yemek
yemediğimden de olsa gerek aç mideye asit gönderdiğimden
reflu denilen bir hastalık oldum , mide kapakçığının
gevşemesi sonucu yemek borumu asit kaçmış ve yemek borum
iltihaplanmış. Su bile içemiyordum canım çok acıyordu.
2 hafta
boyunca çorba ile yaşadım bu arada Eda'yı besleyemiyorum
diye nasıl üzülüyorum anlatamam. Düşe kalka geldik 6. ayıma.
Burdan sonrası çok rahat geçtim ne midem bulandı ne başka
bir şey. Ama 6,5 ayımda idrar da şeker biraz yüksek çıktı
diye o çok rahat olan doktorum bir panik oldu hemen açlık
tokluk şekeri yapıldı Allahtan bir şey çıkmadı.
Son 3 ayım
pek rahattı . Onun karnımda oynadığını hissederken acayip
mutlu oluyordum. 24.haftamdan sonra Eda ile fırsat
bulduğum her anda konuştum. Ona bol bol müzik dinlettim.
Klasik müzik çok fazla sevmesem bile onunla beraber
dinlerken klasik müzik bile sever oldum .Çok stresli bir 6
ay geçirdiğim için ( 4 ay kaşlarım devamlı çatık dolaşmışım
) annem bu çocuk devamlı ağlayacak hiç susmayacak diyordu.
Hiçte öyle olmadı Eda o kadar sakin ve huzurlu bir bebekti
ki...8.ayımda erken doğum tehlikesi var diye evden 3 hafta
çıkmadım ve 9 ay boyunca yataktan çıkamayan hamileleri çok
fazla tebrik etmek gerekir diye düşünüyorum. Bir yandan
bebeğin erken gelme tehlikesi bir yandan can sıkıntısı , 3
hafta boyunca dua ettim ne olur Allahım Eda erken doğmasın
diye. Karnım o kadar küçüktü ki zaten 2 kilo 820 gr
doğdu erken doğmadığı halde. Son haftaya kadar nasıl oldu
ise normal doğum istiyordum ve Eda'nın başı aşağıda idi.
Son hafta
bir anda ne oldu ise karar değiştirdim ve sezeryana döndüm.
Doktorum beni vazgeçirmek istese de başaramadı .Bir doktor
arkadaşımın normal doğumda bebek için risk sezeryana göre
çok az daha fazla demesi ile ben anında döndüm zaten
normalden korkuyordum başıma gelecekleri bilmediğim için.
Kolay
geçmedi o 9 ay ama onun yüzünü doğduğunda gördüğüm an o
buruşuk ağlayan suratını sanki yukarıdakileri yaşayan ben
değilmişim gibi herşey siliniverdi ve dünyamın tam odak
noktasına Eda geldi oturdu.
Sizin
endişelerinizi korkularınızı okuduktan sonra bunları yazmak
istedim. Lafı da çok uzattım galiba ama aslında o kadar
kısalttım ki ..Klasik laflara eskiden pek kulak asmazdım ama
eskiler biliyor bu işi.
Annem hep
derdi anne olmadan beni anlayamazsın diye. Doğru demiş şimdi
daha iyi anlıyorum. Eda'nın bir gülücüğüne herşeyi
unutuveriyorum .bütün o yaşananları ,stresleri ,ağlamaları
,gece uyanmaları ,....umarım en kısa zamanda sizin de
hayırlı haberlerinizi duyarız.
Bütün o
endişeleriniz , korkularınız ya da ne hissediyorsanız onlar
o kadar gereksiz ki. Her güzel şeyin zorluğu var. Zaten
güzel olması da ordan geliyor bence.
Kızımız
artık 15,5 aylık oldu. Artık yürüyor:))
Sevgiler.
Yeşim Hn., lafı hiç de
uzatmamış, az bile anlatmış bence.. Yazı beni o kadar
etkiledi ki.. ben de sizlerle paylaşmak istedim. Yeşim Hn.'ın
dediği gibi, dokuz ay boyunca yataktan kalkmayan anneleri
düşünüyorum da.. Haklarını kimse ödeyemez..
Hepinizi çok seviyorum
Not: Bana gönderdiğiniz
e-maillerin hepsine köşemde yer vereceğim.
Şebnem Binatlı Türer
Yazarımıza yorumlarınızı ya da mesajınızı göndermek için
Tıklayın
< Geri
Dön