Şebnem Binatlı

sebnem@babyshowerweb.com

 

O Benim Doktorum!

Geçen hafta eşimle Kanarya Adaları’ndan Fuerteventura’ya bir kaçamak yapalım dedik. İki yıldır tatil yapamadığımdan inanır mısınız bana ilaç gibi geldi bu yolculuk. Yoğun iş temposu insanı ciddi anlamda yıpratabiliyor. Belki de bize kimi zaman vücudumuza ve beynimize ne denli zarar verdiğini anlayamayabiliyoruz. Biz de dedik ki öyle bir yere gidelim ki, tamamen dünyayla ilişkimizi keselim ve daha verimli olabilmek için süper bir tatil yapıp dinlenelim.

Aslında tatil inanılmaz macerayla başladı. Önce İstanbul’dan Manchester’a uçtuk. Amacımız Lake District’te (Göller Bölgesi) hem iki gün tatil yapmak hem de firma bağlantılarımı (Baby Shower) sağlamaktı. Tabii biz buradan Temmuz ayı nasıl olsa diye gitmişiz cıbıl cıbıl!! Bir indik ki hava 9 derece! Meğerse İspanya’dan soğuk hava dalgası gelmiş ve tüm gazeteler havanın Kasım ayı gibi hissedileceğini yazıyor. İnanamıyoruz ve tabii ki ayağımızda terlikler şortlar donuyoruz! Hemen gidip kazaklar aldık ama gülmekten yerlere yatıyoruz. İş açısından çok güzeldi; Baby Shower’a yeni pek çok ürün geliyor yakında bu arada.

Üç gün sonra güle oynaya Fuerteventura’ya uçtuk.Ama tabii üzerimizde kazaklarla! 5 saat süren yolculuktan sonra adaya bir indik ki, doğal olarak hava 35 derece! Tabii pişiyoruz. 1 saat havaalanında bavullarımızı bekledik. Ama uçaktan maalesef bavullarımız çıkmadı! (Bavullar Madrid’e gitmiş! 3 gün sonra elimize ulaştı) Kaldık mı kazaklarla J İnanamıyoruz. Tabi taksiye atladığımız gibi doğru otele ve ALIŞVERİŞE.. (Tüm yaptığımız harcamaları Excel Airlines’a ödettik tabii)

Eee.. bu kadar hava değişiminden sonra, bembeyaz kumlar, volkanik dağlar, devasa yükselen palmiye ağaçları gerçekten muhteşemdi. Hayatımda ilk kez, özgürlüğün ne demek olduğunu tam anlamıyla yaşayıp hissedebildim. 15 m. yüksekliğindeki kum dağına tırmandım, altı tamamen cam olan gemiye binip köpekbalıklarını seyrettim. İnanılmaz bir duygu bu. Ama yine de biz rahatlığa ve konfora belki de o kadar alışmışız ki, günler geçtikçe bu alışkanlığımızı daha net anlayabildim.

Örneğin; Fuerteventura muhteşem bir ada, büyük devasa alışveriş merkezleri var ama adamlar bizim kullandığımız hiçbir ilacın adını dahi bilmiyorlar. Adama Novalgin diyorsunuz anlamıyor ama girdiğiniz eczane süper lüks bir eczane. Dedik ki eyvaaahhh.. biz burada hastalanırsak falan noolur?

Nitekim bir gece korktuğumuz başımıza geldi ve gece yarısı inanılmaz bir baş dönmesi ve mide bulantısıyla kalktım yataktan. Eşim tabii ki panik!. Okyanusun ortasında adadayız ve İngiltere’ye y da herhangi başka bir yere dönmeye kalksak, yalnızca haftaya uçak var! (Türkiye’ye zaten uçak yok)

Benim kadar pimpirikli biri naapar? Tabi ki dünyalar tatlısı, şu ana kadar gördüğüm en iyi doktorlardan biri olan doktorum Prof Dr. Rıfat Tokyay’ı aradım. Bence Amerikan Hastanesi’nin kazandığı yegane ve yeri doldurulamayacak bir insan o. Bir doktorda görebileceğiniz hastaya yaklaşım biçimi, hastaya olan duyarlılığı, konular hakkındaki engin bilgisi ile her şeye sahip. Bütün bunlar bence çok önemli. Hele benim gibi sağlığına ve gittiği doktorda güven duygusu arayan biri için… Tabii ki gecenin bir yarısı taa Fuerteventura’dan kendisi aradım utana sıkıla. Bana neler yapmam gerektiğini söylediğinde inanırmısınız yarı yarıya tedavi olmuştum bile.. (Laf aramızda eşim diyor ki, sen Rıfat Hoca’nın sesini duyduğunda psikolojik olarak zaten hastalığını yenmiş oluyorsun) Doğru bu; ama bir insan açısından çok da önemli bir doktora güven duymak.

Prof Dr. Rıfat Tokyay, şu anda Amerikan Hastanesi’nin Acil Bölüm Başkanı. Valla onu bunu bilmem ama, doktorum nerdeyse bende ordayım. Tüm hastaneler bence böylesine yeri doldurulamayacak olan doktorların kıymetini bilmeli. Bu ismi bir yere mutlaka kaydedin!

 

Şebnem Binatlı Türer

 

Yazarımıza yorumlarınızı ya da mesajınızı göndermek için Tıklayın

 

 

 

< Geri Dön

 

 

ONLINE

ALIŞVERİŞ

BAŞLADI

 

 

BEBEK TV

 

..