|

Şebnem
Binatlı
sebnem@babyshowerweb.com
Doğumdaki
Kardeş Heyecanı
Ben tek
çocuğum. Yani evin bir tanesi. Aslında bazen düşünüyorum da;
acaba kardeşim olsaydı daha mı güzel olurdu diye. Ama sanırım
Aslan burcu olmamdan dolayı her zaman ilginin benim üzerimde
olmasını istiyorum. Bilmem, belki de daha güzel olurdu. Ama o
zaman annemle babamın bir tanesi olamayacaktım. Her istediğim
belki de yapılmayacak ve alınmayacaktı. Belki de –laf
aramızda- bu kadar şımartılmayacaktım. Düşünün ki annem ben 17
yaşındayken hamile kaldı. Eh, artık bu kız büyümüştür bir
kardeş ister dediler, ben yine de istemedim.
Siz bana
bakmayın.. Bir kardeş olması bence şart. Ona bakarsanız ben
iki çocuk istiyorum. (tabi bu daha evlenmeden söylenen bir
söz) Böyle söyleyince bana diyorlar ki, “Bir doğur bakalım da
sonra görüşürüz!”
Evet kardeş
çok güzel. Yeri geliyor, en büyük desteğiniz oluyor. Ama anne
babaların çok dikkat etmeleri gereken önemli noktalar var.
Çoğu çocuk kardeşini kıskanıyor. Bu bir gerçek. Her ne kadar
kıskanmıyor dense de içlerinde küçük bir burkuntu oluyor bazı
çocuklarda. Özellikle de doğumun olacağı gün. Bunu çok
yaşıyorum. Belki birçok kişi farkına varmıyor bu durumun. Ama
hiperaktif olan çocuklar dahi o gün inanılmaz durgun
olabiliyorlar.
Geçtiğimiz
gün yine kardeşli bir doğumdayım. Ablamız 9 yaşında. Süper
tatlı ve bir o kadar da cimcimeyiz. O ana kadar okuldaki
arkadaşlarından da etkilenerek annesine kardeş istiyorum diye
tutturmuş ve sonunda annemiz hamile kalmış.
Tabi anne 8 aylık olmaya
başladığı ve bebek gelmeye hazırlandığı andan itibaren
Dila’nın hareketlerin de değişmeye başlamış. Doğumun
gerçekleşeceği gün bu kıskançlığı çok daha belirgin yaşadık.
“Doğurma, istemiyorum” diye tutturmalar, "karnında kalsın,
böyle daha güzel" gibi tavsiyeler :) ardı arkasınca geldi
tabii ki. Aslına bakarsanız birçok çocuğun (çok kıskananların)
yaptığı ve sık karşılaştığımız hareketler bunlar. Bebeğin
yatağında yatmaya ve biberonundan süt içmeye çalışmalar,
anneyi bırakmamalar, anneanneyi kıskanmalar belirgin
kıskanma tavırları.
Sadece tek yapılması gereken,
ilginin ikiye bölünmediğini onlara hissettirmek. Çünkü tek
korkuları, anne-babadan aynı ilgiyi bulamamak ve tüm ilginin
bebeğe yoğunlaşıp onun ikinci planda kalması. Doğumun
gerçekleşeceği gün ise en önemlilerinden. O gün yapacağınız
küçük sürprizlerin, o günün heyecanını ve kıskanmaları da
azalttığını unutmayın. Alacağınız bir hediyeyi “bunu sana
kardeşin getirdi” demek bile onları inanılmaz etkiliyor.
İnanın, kardeşinin getirdiğine inanmasalar bile, yüzlerindeki
gülümsemeyi ve sevinci görmenizi yürekten isterim. O kadar
tatlı ve masumlar ki. Size o kadar düşkünler ki. Elbette
onlara gösterilen sevgi ikiye bölünsün istemiyorlar.
Kardeşlerinin dünyaya geleceği gün, onlara “I’m the Big
Sister” (Ben ablayım) ya da "I'm the Big Brother" (Ben
ağabeyim) yazılı t-shirtlerini giydirmeyi unutmayın. Onlara
diyorum ki, “Bak ben bu t-shirt’ü giyemiyorum çünkü kardeşim
yok. Ama artık sen abla-abi oldun ve bu t-shirt’ü giymeye hak
kazandın”.
(Bu arada, evde süper tatlı ve
muzur bir kedimiz var; adı da yumak. O, bana kardeşten daha
çok ortak. Çünkü evdeki herkesin ilgisi onun üzerinde. İşte,
istemez misin kardeş, al sana!)
Hepinize kucak dolusu
sevgiler...
Şebnem Binatlı
Yazarımıza yorumlarınızı ya da mesajınızı göndermek için
Tıklayın
08.02.2004 17:56
< Geri
Dön
|